Vecihi Hürkuş

Vecihi Hürkuş ;İsmi daha çok Gülen Gözler filminden tanıdık gelse de , Cumhuriyet'ten hemen önceki dönemimizin , Kurtuluş Savaşı'nın baş kahramanlarından , başarılarıyla göz dolduran dudak uçuklatan isimlerin başında gelen bir MUCİT . Evet asıl mesleği PİLOT olsa da ona MUCİT demek bile yetersiz kalır zannımca ...
1. Dünya Savaşı sırasında Ruslara karşı hava harekatlarına katılmış olan bir isim Hürkuş . İlk defa bir uçağı indiren isim Hürkuş . Ruslara esir düşüp Nargis Adası'ndan yüzerek İran üzerinden kaçmayı başarmış bir isim Hürkuş . Sonra tekrar görevinin başına dönmüştür .
Mondros Ateşkes Antlaşması ile yarım kalsa da , ilk av uçağı tasarımını yapmış olan bir isim , İnönü Savaşı'nın yanı sıra Sakarya Savaşı'nda da başarılı işlere imza atmış ve bir de Yunan Uçağı indirmiş isim , Kurtuluş Savaşı'nın ilk ve son uçuşunu yapan isim Hürkuş...
Şahsına Kırmızı Şeritli madalya verilmiştir , ayrıca TBMM'nin 3 kere takdirname verdiği isimdir - ki ilk ve tektir  takdirname alan- .
Edirne'ye yanlışlıkla bir uçak iner , belki de bu millet için çok güzel günlerin gelmesine vesile olacak bir yanlışlıktır . Bu uçağı almakla görevlendirilen isim Vecihi'dir ve hizmeti karşılığında da uçağa VECİHİ ismi verilecektir. Bu fikir ; Vecihi'nin kafasında çok farklı bir şekil alır ve Bir uçak inşa etme fikrine dönüşür . İzmir Seydiköy Hava Mektebi'nde bugünkü Gaziemir Hava Teknik Okullar Komutanlığı'nda , Yunanlılardan ele geçirilen motorlardan yararlanarak uçak yapımı projesine başlar. Şaşırılmayacak bir şey olur ; BAŞARIR . VECİHİ K-VI ismini verdiği uçağı  28 Ocak 1925'te uçurur. Ve o klasik ama değişmeyen söz gelir akıllara . Türkiye'de hiç bir başarı cezasız kalmaz! . 
Havacılıktan anlayan kimsenin bulunmaması ve izin verecek bir mercinin bulunmaması sebepleriyle sanki onun bir suçuymuş gibi cezası ona kesilir . Ödül yerine ceza almıştır .
Ama Vecihi daha sonra askeri havacılıktan ayrılığ ikinci uçağını da sadece 3 ay içerisinde inşa etmeyi başarmıştır . Yeni uçağın ismi VECİHİ XIV olmuştur .
Uçabilirlik için İktisat Bakanlığı'na başvuran Vecihi ; Tayyarenin teknik vasiflarını belirleyecek birinin olmaması sebebiyle geri çevrilmiştir . Fakat daha sonra bakanlık nezdinde uçak Prag'a taşınıp gerekli kontoller yapıldıktan ve Yaşasın Türk Tayyareciliği pankartıyla uçurulduktan sonra Çekoslavakya'dan uçuşa kalkarak Türkiye'ye gelmiştir .
Daha sonra Vecihi Sivil Teyyare Mektebi isimli ilk Türk Sivil Havacılık Okulu'nu açar . Daha sonra bu okuldan çok değerli Pilotlarımız mezun olmaya başlar .
Vecihi Hürkuş 16 Temmuz 1969'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi'nde vefat etmiştir.
Vecihi Hürkuş’un cenazesine birkaç yakınından başka kimse katılmamıştır. 
Bir arkadaşının ( Mustafa YILMAZ) evden getirdiği Türk bayrağına sarılan tabutu, kişisel imkânlar ile Cebeci Asri mezarlığına getirilerek defnedilmiştir.
Böylesine üretken ve girişimci bir üstada sahip olmak bizlere nasip olmuştur ve unutulmamalıdır.
Her geçen gün daha çok farkediyoruz ki ; Tarih unutulanlardan değil unutanlardan hesap soracaktır .
Allah Rahmet Eyleye .

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder