indie game the movie


 
 "angry birds ü dahi bir iki defa ya oynadım ya oynamadım" çizgisinde duran Ben bile bu filmden az çok etkilendiysem ortada standardın üzerinde bir iş var demektir.Bu işle yakından ilgilenmeyen biriyseniz siz de benim gibi, aman aman heyecanla, merakla izleyeceğiniz bir film değil baştan belirteyim."ne diye konuşuyoruz kardeşim o zaman" deme izle bi bak...

 teknik veya sanatsal açıdan film eleştirecek pozisyonda olmayan avam insanlarız, not verip puanlayarak bu işi bir yere vardıramayız.hasılı bizimkisi vakanın dedikodu boyutu. güz döneminde kulübümüzün film gösteriminde izledim indie game the movie yi. indie game dediler ya aslında filmde indie game zımbırtısıyla alakalı teknik bilgi sahibi olmayı umuyor insan.hayır çok da öyle değilmiş.yaptıkları bu oyunu hayatlarının tam da merkezine yerleştiren birkaç adamın ,oyunun yapım aşamasında ve sonrasında yaşadıkları anlatılmış bu belgeselde. filmi izlerken zaman zaman heriflerin
yaptıkları işe bu denli odaklanmalarını takdir etsem de çoğu zaman özenilecek bi durumda olmadıklarının da idrakindeydim. "fez" denen şeyi ortaya çıkaran herifin bi sözü var "bu oyunda başarılı olamazsam intihar ederim" mealinde. alternatifsiz ve sağlıksız biçimde hayatının merkezinde tek birşey var: "fez". diğerleri de aslında phil den farklı değil.neyse dedikodu bir yana izleyeni indie piyasasını incelemeye iten filmin detaylarına inip özet vermek değil maksadım.izlemek için eğlenmek için ağlamak için gerilmek için korkmak için kahkaha atmak için izlerim ben genelde filmleri. ama indie game the movie den ufak ufak dersler aldım kendimce. işbu yazı kendime ders çıkarabildiğim bir filmi sizler de izleyip ders çıkarasınız diye kaleme alnmıştır vesselam...